AKAN ZAMAN

Kişisel blog, akan zamandaki yaşam izlerinden derlenen özgün içerikler; hikaye, şiir, anı, gözlem, yorum, sitem, alınan dersler olarak yansır gün yüzüne.

Çarşamba, Ağustos 23, 2017

Yaşam Koçluğum ve Olanlar-6/8

Eve Baskın

Benim aşk kuşu arkadaşımın evindeydi kavga.

Evlerinin önünde ve yerde bağıran bir kadın ve yanında 15 yaşlarında oğlu vardı. Alabildiğine bağırıyordu kadın:

Salı, Ağustos 22, 2017

Yaşam Koçluğum ve Olanlar-5/8

Şapka Yuvarlama İhtisası

                Okulu ilk ay içinde bırakıp giden arkadaş geldi aklıma koştururken. “Anamın tarna aşını, bulgur aşını özledim, çok özlüyom.” Demişti bir akşam oturup ikna etmeye çalışırken. Bir türlü vaz geçiremedik onu ve onunla birlikte beraber kaldığı amca oğlunu. İkisi de ufak tefek tıfıl zayıf ve sıska çocuklardı tıpkı benim gibi.

                Zaman akıp gidiyordu su gibi hiç haber bile vermeden bize. Biz de büyüyorduk bu arada, belki de akıllanıyorduk kim bilir.  Yaşam denilen canavarla boğuşmasını öğreniyorduk belki de tek başımıza.

Pazartesi, Ağustos 21, 2017

Yaşam Koçluğum ve Olanlar-4/8

"Sınıf temizliği"

Cavırın Garısı

 “Tamam o zaman, biz de yardım edelim ne yapacaksanız, sonra da top oynarız olmaz mı öyle?” dedi şişman olanı hevesle. “Tamam, olur bitirirsek, epeyce var ama.” Dedim. Hiç itiraz etmeden koşturmaca el arabasını ve daha fazla kazma kürek alıp geldim.

Pazar, Ağustos 20, 2017

Yaşam Koçluğum ve Olanlar-3/8

"Aşk gözyaşları dökülürken"

Aşk Kuşu, Kızı Öpmüş

                Arkadaş kızı öpmüş birden, ayakta arkadaşlarıyla birlikte kantinin duvarının dibinde dikilirken. Bütün arkadaşları da görmüş o anı. Önce okkalısından bir tokat yemiş kızdan.

Haa! Önce şaşırmış kız, şaşkınlığını kısa sürede atmış; arkadaşlarının “Oooooo, iyisin iyisin, hadi anlayalım bakalım neyin nesi bu durum!” nidaları ve uğultuları arasında. 

Cumartesi, Ağustos 19, 2017

Yaşam Koçluğum ve Olanlar-2/8

"Aşk Kuşu"

Aşk Kuşu’na, Aşk Koçluğum

                Derken günler hızla geçti ve bir arkadaş âşık oldu kızın birine.

       Kız desen o kadar da güzel değil ama gel de anlat arkadaşa, ölüp ölüp diriliyordu, anlatırken bile.

       Biz de diğer bazı arkadaşlarla onu dinlerken ağzımız bir karış açık dinliyorduk, bayağı da dudaklar sarkmış oluyordu.

                Dayanamadım arkadaşın eziyet çekmesine, bir gün sabahleyin okula giderken yolda denk geldik birlikte yürüdük okula kadar, hemen hemen 10 dakika.