Cumartesi, Şubat 24, 2018

Bu İnsanların Kökünü Kazıyacaksın Abi-3-Abim'e deyem!

"Basma don"
Kaptanla Sohbet

                “Abime deyem, abi ben neye gızıyom insanlara biliyon mu?”

                “Neye?”
                “Abime deyem, abi valla billa riyakâr bu insanlar iki değil otuz iki yüzü var sanki; yanardöner mübarekler. Hökümet domalın etcem diyo, herkes sıraya giriyor donu tumanı sıyırıp da hemen. Ula bi durun bi, bi bakın ne deyo deye; yok, yok bakan eden tutan. Aha mazot ne hale geldi, iş desen yok zaten, bir yere vardık mı kamyonlar dizili, bedavaya yük taşıyoz annayacağın. Para kazanmak yok, öğünleri bile teke indirdik parasızlıktan. –gırtlağını tık tık ediyor- valla abim bazen kızıyom da arabayı yakasım geliyo, arkasından da oğlum salaklık etme, ekmek teknesine sıçılır mı diyorum kendime kızıyorum yine.

Cuma, Şubat 23, 2018

Bu İnsanların Kökünü Kazıyacaksın Abi-2-Nasıl Yani?

Ford

Nasıl Yani?

                Biraz bekledim, gelen giden olmadı ve yürümeye başladım can sıkıntısından. Bu arada aklım da çalışmaya başladı, bakmayın öyle salak sulak göründüğüme az çok çalışıyor ya, hele işine geldiği zaman daha çok çalışıyor; çalışıyor çalışmasına da bazen de çok çalışması zarar veriyor.
                Bu seferki çalışması faydalı galiba; otostop yapacağım mecburen, büyük ihtimalle de kamyon olacak bineceğim. Eğer beni arabanın yakınlarında gören olursa o arabadan indiğimi tahmin edebilirler ve kodamanın biri yürüsün dangalak diye öç almaya kalkabilirler ve almayabilirler. İşte bu nedenle arabadan uzaklaşmam lazım. Dedim ya çok çalışmaya başladı galiba.
                Koşturarak dönemeçte duran kamyonun yakınına geçtim, benim arabanın görünmeyeceği bir noktadayım artık. Kılık kıyafetim de kamyon şoförü gibi, şansım yaver gidiyor anlaşılan. Kendimi bozulan kamyonun şoförüymüş gibi pazarlayacağım. Yattı kafama bu fikir.

Perşembe, Şubat 22, 2018

Bu İnsanların Kökünü Kazıyacaksın Abi

"Lastik patladı"

Yolda Kaldım

                Yorucu ve yıpratıcı bir o kadar da sinir gerici bir işi bitirdik geçici kabule hazırlanıyoruz, iki yıldır neredeyse doğru dürüst tatil anlamında bir şey yapmamıştım. Bırakın tatili bir güne bir gün bile öyle saat ona kadar yatayım diyebildiğim olmadı. Gözümde tüter oldu yumuşak bir yatakta sırt üstü yatmak ve kalkmak derdim olmadan istediğim kadar yatakta kalmak.

Çarşamba, Şubat 21, 2018

Korkutan İltifatlar-3-Üçüncü karım ve Guguklu Saatin Gongu

"Guguklu Saat"

Guguklu Saatin Gongu

Eee! Durum böyle olunca da iltifatsız kalınır elbette; hoş, benim de arayıp da bulamadığım şey iltifatsızlık. İltifat etmesin kimse bana, istemiyorum. Gördüm ben iltifatın ne işe yaradığını.
            Hele o iltifatı bir nazik bayan yapıyorsa çok daha korkar oldum ben. Nezaketinden mi yapıyor, beğendiğinden mi, yoksa beğenmediğinden mi, kızgınlığından mı yapıyor? kestirmekte zorlanıyorum. İşimi gücümü bırakıp ölçüp biçmeye çalışıyorum artık günlerce, haftalarca bazen de aylar alabiliyor değerlendirme.
            Ya kızdı da o an bir şey diyemiyor, nezaketle haşlıyorsa! Olamaz mı? Bal gibi olur hem de. Az mı gördük, baş göz yarılsa ondan iyidir. Korkuyorum elimde olmayan sebeplerden dolayı.

Salı, Şubat 20, 2018

Korkutan İltifatlar-2-Karım Bir Prensesti

Prenses

İkinci Eski Karım Bir Prensesti

İkinci Eski karımı ilk gördüğümde feleğim şaştı, başım dönmeye başladı da otura kalmıştım bankta, o sıcak yaz gününde. Nasıl görebildiyse o kalabalıkta beni, koşturarak bana geldiğini hayal meyal gördüm; hissetmemse bir esintiden dolayıydı.

            O elime, alnıma dokunmaya çalışırken terli ve ateş gibi yanan yüzümde hissettiğim rüzgarıydı gelişinin. “Ben cennette miyim, siz melek misiniz?” diye sayıklamamla birlikte bir ses duydum gaipten: “Ne siz cennettesiniz ne de ben meleğim; caddedeyiz caddede. Rahatsız mısınız?..” kafamın içinde ve puslu gözlerimin önünde uçuşan elinde sihirli değneği olan prensesi görüyordum, bana gülümsüyordu sopasını bana uzatmış haliyle. “Siz prensessiniz o zaman, elinde sihirli değneği olan prenses. Ben de prensim, tanıştığımıza memnun oldum!..”

Pazartesi, Şubat 19, 2018

Korkutan İltifatlar-1-Koca Kafalı Köylü

Kel Kafa

Koca Kafalı Köylü

                Ben iltifatlardan çok çekinirim, ürkerim oldum olası.
           Evlenmeden önce de almıştım iltifat; yüreğim ağzıma gelmişti o zaman da usluğum tutulmuştu da ağzım kulaklarımda olmasından dolayı, açamamıştım bir türlü, teşekkür bile edememiştim bayanlar arasında eski birinci karıma. Sırıtabilmiştim sadece pişmiş kelle gibi. Hoş eski birinci karımın iltifatı kel kafamaydı; kafamın kelliğineydi yani. “Bilim adamı kocam benim!” demişti kel kafamdan dolayı.