Perşembe, Nisan 26, 2018

Odalar arasında

"En renkli ev"

Üç, dört oda arasında geçen zamanlar

                Ev 3+1 daire, oldukça geniş geniş olmasına ama benim içim oldukça dar görünüyordu o zamanlarda.
            Salon, geniş ve ferah, bir de eski tüplü bir televizyon, ikinci elden. Arada bir arıza veriyor, yumruklayıp, tokatladın mı hemen kendine geliveriyor. Garibimi kötü alıştırmış alıştıranlar. Huylu huyundan vaz geçmiyor işte. Bir türlü girmemiş olsun dert, huylar da benzer dertlere, girdi mi çıkmasını bilmezler ağızlarının tadıyla.

Çarşamba, Nisan 25, 2018

Aksesuar Koca-2-Ne Oldu?

Aksesuar

Aksesuar Kocaymışım Meğer

Zeki ve Seyfi birbirlerine bakarak anlaştılar, bir şey yapmama konusunda. Anlaşılan oldukça uzun bir gece olacak diye düşündü her ikisi de. Böyle durumlarda sessiz kalıp dinlemekti en iyisi, boşalıp, açılsın diye. Yoksa dalgalar birbirine karışırdı da patlama tehlikesi doğardı.
Ellerini havaya açan Asım: “Ey gökyüzü, eyyy yıldızlar, insenize be aşağıya. Ne bakıyorsunuz oradan öyle. Yoksa siz de mi aksesuarsınız benim gibi?”  bir süre kaldı öyle ses çıkarmadan ama gözlerinden damlayan yaş damlacıkları ay ışığında düşerken parlıyorlardı.

Aksesuar Koca-1-Haydi Kızlar

"Çiğ köfte ziyafeti"

Karılar Parka, Kocalar Tepeye

            “Alo, kız Fatoş, haydi sen de çık, biz çıkıyoruz Zeliş –Zeliha- ile.”
            “Dur, dur kız, acelen ne, nereye çıkıyorsunuz?”
            “Kız, ne çabuk unuttun, yer kalmadığını geç kaldığımızda. Parka, parka.”
            “iyi, siz yer kapadurun, ben de benimkini postalayıp geliyorum hemen.”
            “Haaa Fatoooş, gelirken nevaleni de getirmeyi unutma tamam mı?”
            “Tamam, tamam, hadi baaay, öptüüüm.”

Salı, Nisan 24, 2018