Pazartesi, Aralık 11, 2017

Bu Çağdaş Kölelik

"Çağdaş köle"

Kölelik mi?

                Köleler ne yapıyordu? Nasıl yaşıyorlardı? Nasıl alınıp satılıyorlardı? Kölelik aileden çocuğa geçiyordu öyle değil mi? Eskilerden bahsediyorum…
                Nasıl mı sorular, nereden mi çıktılar? İşte öylesine sorular, hem de öylesine; öyle ki tıpkı bizi sizi tarifleyen sorular. Alınmayın canım hemen. Kölelik mi kaldı, hangi asırda yaşıyoruz canım. Millet uzaya gidiyor bense kölelikten bahsediyorum bu zamanda. Ne hoş! Ne hoş mu yoksa nahoş mu demek lazım acaba? evet bence na-hoş hatta nah-hoş(!)
                Bir söz söylerler hani; "insanın akılsızı doktordoktorun akılsızı cerrah, cerrahın akılsızı beyin cerrahı olur." mu, ya da buna benzer bir şeydi işte. Galiba insanların köle olanlarından bazıları da yazıp, çizip, gevezelik edip duruyorlar. Aslına bakılırsa yaptıkları hiçbir şey yok köleleri aydırmaya çalışmaktan başka. “Ya ne uğraşıyorsun canım bırak, bir tekme de sen vur kıçına koştursun dursun yahu!” diyenler oldu akan zaman içinde ama kıçına vurulsa da ümüğü sıkılsa da ayılmadı bu koyun sürüsü köleler. Aymazlar velhasıl, bir kemik gördüler mi arkasından koşarlar ağızlarının suyunu akıta akıta, nereye gittiğini de bilmeden.

Pazar Gözlemim-32-Türkiye Analizi ve İç Savaş Sinyalleri

               
"Ortadoğu-İsrail ve Arap Ülkeleri"
         Mutsuzum, maddi olarak hiçbir şeye ihtiyacım yok, ihtiyaç da hissetmiyorum ama mutsuzum! 
     Bu havayı teneffüs etmek mutsuz ediyor beni. Yetmiş seksen yıldır adım adım bu günleri hazırladığımızı açık seçik görmek mutsuz etti beni. 
       Bu zamana gelişe benim de katkım var elbette. Sesimi kendi çapımda çıkardım, bireysel olarak desteklemedim hiçbir şekilde ama mücadele de ettiğim pek söylenemez. Yani mücadele edenlere katkı veremedim, kendi özelimi bahane ettim kendi kendime.

Mektup-17-Apış Arasına Kedi Giren Nine Ne Yaptı?

"Yaramaz Kedi"
               Biliyor musun o gece ben de gitmiştim o ninenin evine herkesle birlikte, o çocuk halimle. Sabaha yakın bir zamandı, havalar çok sıcak ve içerilerde yatılmıyor, herkes dışarıda damların üstünde yatıyordu, üstüne örtü falan da alınmazdı çoğu zaman.
                Bağırtı, çığırtı koptu birden ve herkes uyandı çevrede. Biz de damın üstünde yatıyorduk, babam kalkmış önce arkasından anam derken uyandık hepimiz. Babam koşturmaya başlayınca telaşla ben de çocukça merakla koştum babam ve anamın arkasından ama neden koştuğumu da bilmiyordum.
                Biliyorsun evleri bize yakın, vardık ki dede ve nine ağız dalaşındalar. Altı mı yedi mi çocukları var ve hepsi de neredeyse 40-50 yaşlarının üstündeler ve torun torba sahibiler. Zaten çocuklarının ve torunlarının gelmesiyle mahşer yerine döndü ortalık.

Pazar, Aralık 10, 2017

Mektup-16-Eşeğin Keyfine Diyecek Yok

"Keyifli Eşek"

Eşeğin Keyfi

                Geldik Şebelek Amcamın yanına ve sen kayıp indin eşeğin sırtından. Eşek kafasını çevirip bakmıştı Şebelek amcama ve başlamıştı anırmaya tekrar.
        Kafasını yukarıya kaldırıp olanca neşesiyle anırması da bir başkaydı hani.
                Eşek dalga geçiyordu sanki Şebelek amcayla.  Kim bilir belki de onun bize dediklerini tekrarlıyordu o anda eşek “AAAA deyip ağzını yum Şebelek, AAAA deyip ağzını yum Şebelek.”

Cumartesi, Aralık 09, 2017

Mektup-15-Şebelek Amca Ne Dedi?

"Yuvarlanan semer"
Şebelek Amca Yuvarlandı

                İşte o gün yine tırmanırken o yokuşu, “Aaa deyip ağzınızı yumun çocuklar, aaa deyip ağzınızı yumun çocuklar” derken eşeğin semeri üstünde.
               Eşeğin semeri de eşeğin kıçına doğru kaydıkça dik rampayı çıkarken sesi daha da gür çıkmaya başlamıştı “AAA deyip ağzınızı yumun çocuklar” hızlı hızlı tekrarlamaya başlamıştı belli bir tempoyla.
           Biz gülüyorduk durmadan onun eşek üstündeki hareketlerine.
           İnmeye çalışıyor inemiyor, semer düşmek üzere eşeğin kıçından, semerle birlikte kendisi de kayıyordu sürekli ve bir anda bağırırken sesi karışık çıkmaya başladı semerle birlikte aşağı yuvarlanırken. O önden semer arkasından, bir süre sonra semer öne geçti; semer önden o arkadan yuvarlanarak dereye kadar indiler ama ağzı hala laf yapıyordu anlaşılır anlaşılmaz şeyler çıkıyor gibiydi.