Cuma, Haziran 30, 2017

Çiçeği burnunda Mühendislik anılarım-Çalar saat

"Çalar Saat"

Saat Halil

                Mavi göl filmi bütün yorgunluğumu almış, gergin olan sinirlerimi yatıştırmıştı; bu dünyanın en mutlu insanıydım sanki.  Bir taraftan da filmin son bulmasını hiç mi hiç istemiyordum; bittiğinde geriye dönecek olma düşüncesi gelip oturmuştu aklımın baş ucuna.

                Nihayet beklenen son geldi; film bitti. Dışarıya çıktığımda gerçeklerle yüz yüzeydim gene. Geriye Ankara’ya dönmek vardı.  Biraz daha dolaşıp sohbet ettikten sonra arkadaşımı yolcu ettim ve bir taksiye atlayıp hava alanına döndüm. 23.15’de bir uçak vardı.

Çarşamba, Haziran 28, 2017

Çiçeği burnunda Mühendislik anılarım-İngilizce Kursu

"Uçak yolculuğu"

İngilizce Kursu Seviye Sınavı

                Bölge Müdürlüğünde kış aylarında işler azalır, seyahatler kesilir. Bu nedenle genel müdürlüğün kesin hesap biriminde işler çok daha yoğundur. O yıllarda gelenek olarak bölgelerde yapılan işlerin kesin hesaplarını genel müdürlükteki bir gurup yapardı. Genellikle bölgelerden kış aylarında eleman takviye edilerek işlerin hafifletilmesi yoluna gidilirdi.

Salı, Haziran 27, 2017

Çiçeği burnunda Mühendislik anılarım-yersel tetkik

bataklık, batak arazi, bataklık arazi,
Batak

İçme Suyu projesi yersel tetkiki

                Bin bir zorlukla hazırlayıp gönderdiğimiz  Gürpınar İçme Suyu Avan Projesi programa alınmış ve yersel tetkik için -projenin sahaya uygunluğunun denetlenmesi- bölgeye Ankara Genel Müdürlük İçme Suyu Daire başkanlığından heyet gelmişti. Uçak hafta da iki ya da üç sefer olduğu için gelen heyetler birkaç gün bölgede kalırlar, fırsattan istifade çevreyi de gezmiş olurlardı.

KAŞIK-11-VEYSEL USTABAŞI’NIN MEZUNİYETİ

“İki kaşığı yan yana olmayacak kocanın, iki kaşığından birini mutlaka kıracaksın!”
BÖLÜM-11
16 Mart 1989

VEYSEL USTABAŞI’NIN MEZUNİYETİ

"Aşk, mideden geçer."

KAŞIK

                Fatma eve geldiğinde bitkin bir halde yatak odasına attı kendini. Kimseyi görecek hali yoktu.  Yatağın üzerine bırakıverdi kendini öylesine ve gözlerini yumuluyordu yorgunluk ve bitkinlikten. Bir süre kaldı hiç kıpırdamadan ve nefesini de tutuyordu sürekli; aldığı her nefes içinde sıkıntı yaratıyordu sanki, bir den patlayacakmış gibi hissediyordu kendini. Gözlerinde canlanıyordu sürekli olanlar. Ne yapsa da önüne geçemiyordu bu durumun. Bir süre gözlerini açık tutmayı denedi ama nafileydi, gözleri açıkken bile her şey capcanlıydı gözlerinin önünde ve içini sıkıyordu. Yaptıklarına akıl erdiremiyordu: “Nasıl bu kadar aptal olabildim?” diye soruyordu sürekli kendine ve bir cevap bulamıyordu: Elinde tek bir şey vardı cevap olarak o da annesiydi…

Pazartesi, Haziran 19, 2017

Pazar Gözlemim-14-Beyin Salatası

"Baldan tatlı"

Beyin Salatası

                Beyin travması geçiren insanlarda görülen bir olguya Tıp Literatüründe “Beyin Salatası” ifadesi kullanıldığını 80’li yıllarda hastanede bir hasta ziyaretinde duymuştum.

                Travma sonrası hafıza kaybı yaşayan hastaların zaman zaman anılarıyla ilintili olarak anlamlı veya anlamsız cümleler kurması durumuna verilen isimmiş.

Bu İşler İnce İşler

Kevgir

Kevgir

Ne yaptığını bilmezse bir kişi,
Olamaz er kişi.

Pazar, Haziran 18, 2017

Çiçeği burnunda Mühendislik anılarımdan-çare arayışı

"Ümit, anlat bakalım."

İngilizce Öğretmeni'nin Çare Arayışı

         Zamanın bu kadar hızlı geçmesini daha önce hiç de yaşamamış ya da fark etmemiştim. Geçen her an zamanla birlikte kendimdeki değişiklikleri de fark edebiliyordum. Örneğin kendime olan güvenim tavan yapmıştı, halbuki öğrencilik yıllarımda doğru dürüst el kaldırdığımı hatırlamıyorum; öğretmenlerin “Sen” demesinden başka. “Acaba yanlışsa gülerler mi?”  Sorusu takılırdı hep aklıma ve utanırdım, cesaretim kırılırdı birden.

                Bu günlerde birden büyüdüğümü fark ettim çünkü her şeyi yapabildiğimi fark ediyordum; her şeyi yapma yetkisi ancak büyüklere özgüydü sanki eskiden.

                Akşam misafirhaneye döndükten sonra bir duş alıp kitap okumaya başladım, sıkıldığımı hissettiğimde de kasetten İngilizce çalışıyordum. Ümit çıkageldi elinde defter ve kitaplarıyla. Biraz sohbet edip ders çalıştıktan sonra açtım meseleyi Ümit’e.

Cuma, Haziran 16, 2017

Kitap tanıtımı

Günesürgün

OKUDUM

                Okuduğum kitaplardan birini daha elimden geldiğince tanıtmaya çalışacağım bu yazımda.

            GÜNESÜRGÜN:

            Yazar: DEEP TONE

                     Yayıncı: Dorlion yayınları
                         Türü: Günlük-Anı
                   Baskı: Şubat 2017
         Sayfa sayısı: 198

Bu kitap, blogger camiasından tanıdık bir kişiye ait. Bu kişiyi zaten okuyunca hemen tanıdınız eminim. Çünkü blok keşfinde ve blok dolaşmada üstüne yoktur bence.  Hatırşinas ve cıvıl cıvıl aynı zamanda da dobra dobra, yardımsever bir insan.

Cuma, Haziran 09, 2017

Pazar Gözlemim-13-Ömürlük Hevesler ve Moda

"Ömürlük sevgi"

Modası Geçmeyen Ömürlük Sevgiler

                Uzunca bir yürüyüş yaptıktan sonra bir çay bahçesinde oturup bir kahve içtikten sonra kalkıp durağa doğru yürümek için yerimden kalktım.  Zaman ikindi vaktini gecik görünüyordu ve aklıma geldi bir anda 09 numaralı kurşun kalem ucu almak için, yolum üzerindeki ilk gözüme takılan kırtasiyeye girdim.

Karamsar Zamanlarda Ben

"Sevgi kahveniz olsun"

Sevginin Ahengi

Karamsar zamanlar hoşuma gitmiyor.

Salı, Haziran 06, 2017

Senin Hayat, Benim Hayat Sızlanmaları

Mantar

Farkındalık

        -Buna da hayat mı denir? Ne kadarı senin bu hayatın?
            Ne var hayatımda ya? Yaşayıp gidiyorum işte kafama göre. Ne zaman ne istesem yaptım, kime yardım etmek istediysem de yaptım. Hem kime ne bundan, hayat benim değil mi; ne istersem onu yaparım ve de nasıl istersem öyle harcarım kime ne?