Çarşamba, Temmuz 05, 2017

Çiçeği burnunda Mühendislik anılarım-Ah Tamara


Akdamar Adası

                İngiliz Kültür’de İngilizce kursu sınıfımız 15 kişi ve hepsi de çalışıyordu.
               Bayanlı erkekli karışık sınıfımızda ortalama yaş 25-30 arasındaydı. Kimisi bankada kimisi özel sektörde ve kimisi de kendi işinde çalışanlardı. Herkes en az ben kadar hevesli ve enerjikti. Bir de genç İngiliz bayan öğretmenimiz vardı ki bir içim suydu; tatlı dilli, güler yüzlü ve sıcak kanlıydı. Dersler çok hızlı geçiyordu bizim için; adeta bir parkta oyun oynayan çocuklar gibiydik.
                Yeni arkadaşlar edinmiş oldum ben de. Van’da çalıştığımı söyleyince herkes merak etmeye başlamıştı Van’ı. Turizm elçisi gibiydim; Akdamar Adası’nın “Ah Tamara” hikayesi ağlatmıştı bazı kız arkadaşları. 

                Tamara kralın apappak-beyaz tenli- biricik kızı ve ona âşık olan çoban bir delikanlının hikayesi. Çoban delikanlı ve Tamara birbirlerine âşık olurlar, oğlan karşıdan yüzerek geçer adaya ve kızla görüşürler gizli gizli. Derken farkına varılmıştır kızın korumaları tarafından ve oğlanı öldürmeye karar verirler. Eğer kral duyarsa zaten kendileri ölecektir; o nedenle kimse fark etmeden ve duymadan yapacaklardır bu işi.

                Çoban delikanlı yine bir gece karanlığında yüzmeye başlar adaya doğru, Tamara da onu beklemektedir Adada.  Ortalık zifiri karanlıktır ve göz gözü görmemektedir. Çoban delikanlı tam adaya çıkmak üzereyken yakalanır ve boğularak öldürülür. Boğulma sırasında “Ahhh Tamara! Tamaraaaaaa!” diye bağırmaya başlar ve kısa sürede sesi kesilmiştir.
                Çoban delikanlının sesini duymuştur Tamara ve koşturarak sese doğru gider gitmesine de vardığında kıyıda bir ceset bulur; sevdiği delikanlıdır. Sabaha kadar ağlayarak başında bekler.  Sabah olduğunda seferber olmuştur tüm kale.  Cesedi karşıya çobanın ailesine teslim etmek isterler ancak çoban delikanlı kimsesizdir, sahip çıkan olmaz ve kimsesizler mezarlığına defnederler.
                Tamara o günden sonra hiç odasından dışarıya çıkmaz ve günlerce bir şey yiyip içmez. Başkalarının kendisini cezalandırmasına gerek kalmamıştır. Her gece çoban delikanlının geldiği zamanlarda gülümser, dans ederek neşelenir ve sevdiği delikanlıyı kendisi yolcu eder.
                Oldukça uzun bir süre devam eder aynı durum ancak bir zaman sonra artık sevdiği delikanlı gelmez olmuştur ve bütün günleri onu gözlemekle geçermiş. Hiç kimselerle konuşmadan odasının penceresinden sürekli karşıyı seyretmekle geçmiş ömrü ve bir gün amansız bir hastalığa yakalanmış. Her ne kadar çare diye seferber olduysa da herkes; bir türlü çare bulunamamış ve Tamara da ölmüş; öldükten sonra yüzünde gülümseme varmış.

                Tamara’nın ölümünden sonra adaya “Ah Tamara” adı verilmiş, yıllar geçtikçe “Ak Tamara” ve en son dönüşen şekli de “Akdamar” olarak söylenmeye başlamış; hala da “Akdamar” ismi kullanılmaktadır.

                Son yıllarda Akdamar Adası oldukça popülerleşti ve Van Gölü ortasında küçük bir adacıktır. Mevcut halinde küçük bir kilise hala ayaktadır. Kabartma süslemelerinin şekil ve renkleri bozulmadan ayakta kalabilmiş, son yıllarda restore edilerek Hıristiyan klişesinin ayin yapmalarına izin verilmiştir.
                İngilizce kurslarımız zevkli geçiyor, ortalıkta kar var teneffüs aralarında kar topu bile oynadığımız oluyor arada bir. Dağılırken kartopu savaşına dönmesi ayrı bir tat zaten.
                Yorgunluk halimle ve hiç hazırlanmadan sınava girmem orta derecede kalmama neden olduğunu düşünmeye başladım çünkü işlenen konular genellikle bildiğim konular olarak karşıma çıkıyordu ve çok az ilgimi çekiyordu; ancak alıştırmalarla ve pratik yapmakla ilgileniyordum.
                Vereceğim para boşa gitmesin diye de kendimi zorlayarak durmadan sorular üretiyordum kafamda ve zaman zaman soru yağmuruna tutuyordum genç öğretmenimizi. Kendime de şaşırıyordum elbette çünkü öğrencilik hayatı boyunca bir soru bile sormayan kişi şimdi soru sorma canavarı olmuştu.
 Şimdilik hoşça ve mutluca kalın. Gelecek yazılarda görüşmek üzere.
                                                                                                              05-07-2017-1707

                                                                                                                                       Halil GÖNÜL

Görsel: http://www.vizyonvan.com/firma.php?firmaid=175

2 yorum :

  1. ah tamara yı ingilizce anlatabildin miiiiii süpeeer :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yarı İngilizce yarı Türkçe demek daha doğru olur. :)

      Sil

Hoş geldiniz.
İlginiz için teşekkür ederim.